YENİ NESİL ŞARKICILARIN TAM ORTASINA KONUMLANDIM!

Genç neslin öne çıkan şarkıcılarından olan Aynur Aydın, yaptığı müziğin farklılığı kadar, dile dolanan hit şarkıları, güzelliği ve duruşuyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Son teklisi ‘Düşüne Düşüne’ için bir araya geldiğimizde, müziğe bakışından, kendi iç dünyasına ve son zamanlarda çok konuşulan hacklenme olayına kadar her şeyi konuştuk. Aynur Aydın, ‘Salla’ isimli teklisinin ‘Altın Plak’ kazandırmasının ardından ‘Düşüne Düşüne’ ile 8 Nisan’dan itibaren müzikseverlerin karşısına çıktı. Başarılı sanatçı, Seyhan Müzik ve DMC ortak yapımı ile müzikseverlerle buluşturduğu şarkının klibi için Nihat Odabaşı yönetmenliğinde kamera karşısına geçmişti.

AYNUR AYDIN-AKŞAM LİFE

-‘Düşüne Düşüne’ şarkınızı piyasaya sürdünüz. Eseriniz nasıl ortaya çıktı?

Düşünü Düşüne’yi ben Çağrı Telkıvıran’dan başka bir şarkıyı almaya gittiğimde tesadüfen buldum. Şarkının başında‘Burada oturup, böyle konuşurken  içime birşeyler dert oluyor’ cümlesi beni çok yakaladı. Uzun süredir bu kadar samimi ve içten sözleri açıkçası duymamıştım. Zaten çok hareketli ve piyasa dediğimiz şarkıları çok fazla yaptım. Ve ben biraz daha kalıcı işlerin peşine düştüğüm için, bu şarkıyı çok gönülden ve çok severek seslendirdim.

-Yaz yaklaşırken duygusal bir şarkıyla çıkış yapmayı neden tercih ettiniz?

Çünkü benim bir lafım vardır; Duygusallığın, üzülmenin yazı kışı maalesef yoktur. Yazın da üzülüyoruz, yazın da duygusallaşıyoruz. Benim hareketli şarkılarım sanırım dış dünyamıza hitap ediyorsun. Bir iç dünyamız vardır, bir de dışarıya gösterdiğimiz dünyamız vardır. Düşüne Düşüne, daha çok içimizdeki gerçek kimliğimize hitap edem bir şarkı olduğunu düşünüyorum.

-Müzik piyasasındaki rekabet ne derecede ölçülü?

Ben rekabetin dışına çıkalı çok çok uzun bir süre oldu. Çünkü çok sağlıksız bir olay. Eğer başkalarıyla rekabete girersen, her zaman kaybetmeye mahkumsun. Çünkü senden daha güzel, senden daha başarılı insanlar her zaman olacaktır. Asıl benim amacım dünden daha iyi, dünden daha başarılı olmaktır. Kendimi geliştirmek ve farklı yeni eserler bırakmak amacım.

-Youtube tıklanmalarının bir başarı olduğunu düşünüyor musunuz?

Tabi ki bu da bir ölçü. Çok önemli bir platform youtube. Fakat son senelerde sahne ‘tık’ diye bir gerçek var. Bunu çok abartarak, garip rakamlara ulaştıranlar var, hatta dünya starlarını geçecek kadar. O yüzden bu verilere o kadar da takılmamaya bakıyorum. Benim en önemli verim spotify’dır. Orada gerçek veri var.  Oraya siz de bakarsanız, hepsinden daha çok öndeyim

.-Ünlü olmayı hep hayal eder miydiniz?

Ooo iyi soru. Yoo hayır. Ben aslında daha çok iyi şarkıcı olmayı, sanatçı olmayı, sahnede olmayı, mikrofon tutmayı, stüdyoyu hayal eden bir çocuktum. Ünlü olmak benim için çok fazla bir şey ifade etmiyordu, hala da etmiyor. Çünkü hiçbir başarısı olmadan da ünlü olan kişiler de var. Ünlü olmak biraz aykırı olmakla da eşdeğer. Aykırı derken, bu her zaman pozitif anlamda da olmuyor. Çok ses çıkarmak, her şeye fikrini beyan etmek de çok konuşturuyor bir insanı. Önemli olan neyle ünlü olmanız, saygın olmanız.

-Hedeflerini yüksek mi tutarsınız. Yoksa gerçekleşmesi kolay olan hayallerinize mi yoğunlaşırsınız?

Hedeflerimi yüksek tutarım. Çünkü benim için sınırsız bir platformdur evren. Eğer kaderimde de varsa bu olacaktır. Eğer beni mutlu edecekse buna inanıyorum. Hedeflerimin çoğuna da kavuştum, ama daha yarı yoldayım. Bir bu kadar daha yolum var.

–Kariyerinizdeki motivasyonunuz nedir?

Dinleyicilerim, sevenlerim… Benim adıma açılan binlerce fan sayfaları instagram’da twitter’da… Bana o tatlı tatlı dilleriyle yazan; ablam, canım, cicim diyen o güzel yürekli genç bir kitlem var. Onlar benim en büyük motivasyonum oluyor. Aynı zamanda konserlerimde benimle bir ağızdan şarkılarımı söyleyen tatliş tatliş insanlar…

-Sektörde kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

Yeni nesil dediğimiz pop sanatçılarının tam ortasında konumlandırıyorum kendimi.

-Instagram hesabınız hacklendikten sonra bu olayın kurgu olduğu iddia edildi. Ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de bugüne kadar o kadar çok kurgu haberler çıktığı için, bunu da öyle zannetti insanlar. Bunu söyleyenlere fikri neyse zikri de odur demek istiyorum. Ben şunu söyleyebilirim ki; Yedi senedir bu sektörün içindeyim. Yedi senedir bu işi layığıyla yapmaya çalışıyorum ve iki tane çok önemli albüm çıkarttım. Çoğu gazetecileri tanıyorum, yan yana geldim. Hiçbir zaman birini arayıp bir şey istemedim. Hatta her zaman sektörde mesafemi korumuşumdur. Çünkü yanlış anlamaya mahal vermemek ve gazeteci arkadaşım kendisini bana bir şey yapmaya mecbur hissetmesin diye hassasiyet göstermişimdir. Sevdiğim insanlar da çok fazla ama onlara da bu düşüncemden mesafeli durmuşumdur. Bu mesleğin bizi getirdiği ortak alanlarda da öyle oldu. Çok fazla bir şey söylemeyeyim, bu bir kurgu değildir! Ben hacklendim. Bu benim için çok büyük bir travmaydı. Çünkü fotoğraflarımın dışında benim e-mailimde benim adresim, kart bilgilerim, şarkılarım ve demolarım da vardı. Şimdilik bir şey olmadı, ne olacak bilmiyorum. Zaten de savcılıkta şu an ve suç duyurusunda bulundum. Araştırıyorlar. İnşallah da yakında ortaya çıktığında kurgu olmadığını hepimiz göreceğiz.

-Sektörde genç sanatçılara destek verildiğini düşünüyor musunuz?

İyi bir soru; Hayır!. Sektörde genç sanatçılara yeterince destek verildiğini düşünmüyorum. Yeni neslin başarısı ne zaman ki artık öyle bir hal alıyor; Bu defa göz ardı edilemiyor ve destek veriliyor. Yeni nesilde çok güzel işler yapan genç sanatçılar var. Keşke eski sanatçılar kadar, onlara da aynı sevgi ve saygıyı gösterseler. Çünkü son zamanlarda veriler hep genç sanatçıların daha çok sevildiğini ve dinlendiğini gösteriyor. Ben eskiler unutulsun demiyorum, onlar başımızın tacı. Ama yeni nesil sanatçılara da o ölçüde değer verilsin isterim.