SERKAN ÇAĞRI VE AİLESİ PAZARCI OLDU!

Klarnet sanatçısı Serkan Çağrı tatilde çocuklarıyla pazarda meyve sattı. Ekran başından çocukları uzak tutabilmek için çeşitli yollar deneyen sanatçı bu kez çareyi bahçeden topladıkları meyveleri pazarda satmakta buldu.
Çatalca Halk Pazarında sanatçıyı satış yaparken gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemediler. Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenler artınca “meyve alana fotoğraf bedava “ şeklinde espri yapan Çağrı ve oğullarının ürünleri kısa sürede satıldı.
Bu örnek davranışı sosyal medya hesabından da paylaşan Çağrı şu notu düştü: “Öğrenmek yalnızca okuyarak olmaz. Hayatı her yönüyle görmek ve yaşamak gerek. Bu nedenle çocuklarımıza değişik ortam ve fırsatlar oluşturmalı, onların iletişimci ve girişimci ruhlarını canlandırmalıyız. Hepimiz kendi çocukluğumuzda yaşadıklarımızı, deneyimlediklerimizi hatırlayıp, onların da yapabileceklerine inanmalıyız. İki gün önce ortaya koyduğumuz bir düşünce hem çocuklarımızı hem de bizleri heyecanlandırdı. Küçük oğlum Eser internette gördüğü pahalı bir oyuncağı almak istedi. Biz de onu satın alabilmek için çalışıp kendisinin kazanması gerektiğini söyledik. Nasıl yapabilirim diye düşünürken aklımıza bahçemizdeki meyveler geldi. Bunları toplayıp pazarda satmasını teklif ettik. Ardından hazırlıklar başladı. Ağaçlardan meyveler toplandı. Çürük olanlar ayıklandı. Paketleme İşlemi yapıldı. Ve büyük gün geldi. İki oğlum da bambaşka bir heyecan yaşıyorlardı. Hergün sabah kalkınca bilgisayar oyunlarına koşan bizim küçük adamların  bu sabah akıllarında oyun değil pazar vardı. “Haydi baba pazara geç kalıyoruz” deyip erkenden hazırlandılar. Pazara gidip standımızı açtık ve artık gerçek hayatla yüzyüzeydik. İlk defa müşterilerle muhatap olup, ürünlerini anlattılar, pazarlıklar yaptılar, para üstü verme deneyimi kazandılar, toplum içinde seslerini yükseltmeye çekinen çocuklar, ürünlerini satabilmek için bağırmaya başladılar. Kazandıkları parayla alacakları şeyleri hakettiklerini düşünerek bunun keyfini yaşadılar. Onları izlerken ben de çocukluğuma gittim. Aramızda bir fark vardı. Benimki zorunluluk, onlarınki ise eğlenceydi. Neticede farklı ve güzel bir gün yaşadık. Ekrana bağlanmadan da hayata bağlanılabileceğini keşfettiler.